11 Kasım 2008 Salı

İyi Şeyler











Bugün geç kalktım. Kalkar kalkmaz demesem de, kahve içerken (kalktıktan yaklaşık on dakika sonra) şöyle dedim. "İyi şeyler özünde iyi şeyler olmak zorunda değil." Çünkü -bence- herşeyde iyilik ve kötülük var. Ama bazen birşey bize iyi gelir, biz onun iyi tarafından besleniriz o an. Filmlerde her gün yaşadığımız şeylerin daha sihirli gelmesi o yüzden. Bir tek o ana o detaya odaklandırıyor insanı. Adam kahvesiyle verandaya (verandaverandaveranda) çıkar. Muhteşem bir gün doğumu vardır. Adamın üstündeki battaniye sıcacık hissi verir, oturduğu koltuk da eşi benzeri bulunmaz yumuşaklıktadır. Adam muhteşem evinden muhteşem gökyüzüne bakar, tüm hayatı hep böyle huzurludur. Ya da huzurlu değildir, ama mafyanın peşinde olması, karısının ölmesi, iflas etmesi ya da bu gibi zorlu şeylerin çözümünü /anlamını bulmuş olur o an. O anın huzurunu, iyi şeyini alırız o andan. Geri kalan herşeyi beynimiz tamamlar. Kötü şeyler ya da o anın geçici oluşu unutulur. Bana oldu bu, bu öğlen. Sadece tek birşeye odaklanarak o iyi şeyi yakaladım. Aslında iyi birşey olmak zorunda değildi, ama benim iyi şeyim oldu o an. Oley be!

0 yorum: